Önceki hafta oyunları sırasında çektiğim videoyu izleyip üzerinden projeyi Seben'e anlattılar.
H fare olduğunu, kostümünün hazır olduğunu söyleyip Seben'in yanına geldi;Seben: Fareye benzedin mi sence?
H: Bence oldu. Hani ormanda olurlar ya, her şeyin içine girerler ve rengarenk olmaları gerekir. Ben de o amaçla rengarenk olmak istedim ki, tüm ormanda gideceğim saklanacağım yerle uyumlu olayım diye.
S: Vaav. Fareler rengarenk mi olur?
H: Hayır. Kendi üstümü değiştirerek yaptım.
Merve: Fareler rengarenk mi olur? (sorunun cevabını alamadığımız için tekrar ettim)
H: Olmaz ama fareler de bir iki yapraklarla kendini değiştirebilirler.
Seben: Nasıl değiştirebilirler?
H: Mesela yapraklarını ellerinde tutarak ağaçların içinde saklanabilirler.
Seben: Hmmm. Güzelmiş. Peki, sen bunu böyle düşünerek bir kostüm seçtin kendine.
H: Evet.
Seben: Güzelmiş. Peki kostümündeki hangi renkleri neye benzeterek seçtin?
H: Düşünmem gerekiyor biraz.
Seben: Düşünmeden mi seçtin acaba?
H: Bunları, bu ikisini rengarenk çiçekler için seçtim. Bunu güller için seçtim. Hani beyaz güllerde olur ya, ya da papatyalar. Bunları onlar için seçtim. Bunları da gece için seçtim.
Seben: Vaay, güzelmiş. Merve, bak kostümünü neyleri düşünerek seçmiş. diyerek beni yanlarına çağırdılar.
Merve: Nasıl seçtiğini anlatabilir misin bir daha, ben AY ile konuşurken duyamadım.
H: Hmm, bunları yaprakları düşünerek seçtim, elimde tutarak ağaçların içinde ya da ne desem, ağaçların içinde saklanabilirim. Böğürtlenlerin arasında saklanabilirim.
Seben: Peki kıyafetlerini neye göre seçtin, onu anlat bir de...
H: Neye göre seçtim desem...
Seben: Az önce anlattın ya hani...
H: Mesela hani, ne desem... Saklanıyorum ya, gözükmemek için, belli olmamak için... Belki Ceviz Nine çok iyi gören birisidir, keskin gözlü olan birisidir...
Merve: Sen hangi fare idin?
H: Gözlemci... Şimdi durun, açıklıyorum ne için seçtiğimi. Bunları çiçekler için, bu güller için, bu papatya için, bu da gece için...
Okullar olmasa da çocukların akılları karışmasa bu kadar diyorum bazen.. Çocukların hayal güçleri öyle güzel ki... Okul kullanmalarını unutturuyor. Daha da fazlasını yapıyor aslında.
Seben'le bir de "Müziği Çizme" çalışması yaptık. Çocuklardan müziği dinlerken ne hissettiklerini çizmelerini istedik. Hayal güçlerini çalıştırmaya davetti bu çalışma.
S ilk önce şarkının sözlerini çizeceğini düşünüp sözlerin gelmesini bekledi. Sözler yabancı olunca;
S: İyi de anlamıyoruz ki sözleri, ben İngilizce bilmiyorum. Nasıl çizeceğim?
Birbirlerinden etkilenmemeleri için başka yerlerde çizimlerini yapabileceklerini söyledik. Herkes bir yer beğendi kendine.
E duyduğu enstrümanları ve onları çalanları çizerek notaları kağıdına gelişigüzel serpiştirdi.
H müziğin onda nasıl hissettirdiğini, dans eden kızları çizerek anlattı.
AY henüz karalama döneminde.
Her biri farklı şeyler duydu, farklı hissetti ve birbirinden apayrı çizimler ortaya çıkardı.
Biri diğerinden daha doğru ya da daha yanlış değil.
Hepsi değerli ve hepsi başka bir şeye işaret ediyor.
Hepsi başka hikaye anlatıyor.
Sadece daha fazla dinlememiz gerek.




